Seni Seviyorum New York

8:35 AM / Posted by Qte / comments (4)

Marie Claire dergisinin Amerika’da yayinlanan yaz sayilarindan birinde, Amerika’yi sevmenin 50 nedeni ele alinmisti. Aman Allah’im, listede neler yoktu ki? Labradoodles’dan Shia LaBeouf’e, Mad Man dizisinin vazgecilmez sivri uclu sutyenlerinden, Ray-Ban Wayfarers gunes gozluklerine, her turlu abuk subuk sey nedeniyle Amerika sevilmis ;). Listeyi okurken epeyce guldum ve bende kendi kendime, New York’u sevme sebeplerimi dusunmeye basladim. Ortaya tonla neden cikti diyebilirim... Amaaaa tartismasiz, New York’u bu kadar cok sevme sebeplerimden ilki ve en agir basani restoranlari! Neden mi? Cesitliliklerinden.

Hint, Malezya, Cin, Norvec, Latin Amerika, Turk, Japon, Karayipler, Fransiz ve daha sayisiz bir dolu ulkenin mutfaklarinin lezzetlerini tadabileceginiz bir sehir New York. Hemde bir servet bayilmaya gerek kalmadan. Her kose basi ayri bir restorana, farkli bir lezzete ev sahipligi yapiyor. Boyle degisik restoranlara gire cika, 1 degil, 51 sehir gezmis gibi oluyorsunuz. Degisik kulturleri ve onlara saygiyla bagli insanlari taniyor, yasayis bicimlerini ogreniyor, merak ediyor daha da arastiriyor, daha da ogreniyorsunuz... Kosmopolit bir sehirde yasamanin da en guzel yani bu degil mi iste? Her an yeni birseyler kesfedebilmek...

9 sene once Amerika’ya ilk geldigimde bu bolluğa alisamamis, pasa pasa her gun makarnami haslayip, tereyaglayip yemistim. Ancak zamanla ne kadar buyuk bir zenginlikten kendimi mahrum ettigimi farkedip, lezzet duraklari turlarima basladim. İyiki de kabugumu kirmisim cunku buyuk bir hazineden mahrum kalacakmisim.

New York’a gelen herkes, bence en az 3-4 degisik ulkenin mutfagindan cikan lezzetlerin tadlarina bakmali- ozellikle de daha once hic denemediklerinizin... Biliyorum, insan genelde hep alistigi lezzetleri ariyor (bakiniz, Yemekteyiz yarismasi)... ama aliskanliklarin disina cikabilmek, biraz risk alip, bir iki deniz kestaneli sushi yemek ya da yilan etli corba icmek ve damak tadi kriterlerini zorlamak icin belkide en ideal sehir New York. Bu firsati buradayken iyi degerlendirmenizi oneririm.

Gidilecek restoran onerileri icin onceki yazilarimdan yararlanabilirsiniz. Son resimdeki soba noodle'larinin tadina bakabileceginiz, Sushi Samba ile ilgili yazimi okumak icin burayi tiklayin.


Kaynaklar: tabloidprodigy.com, adclassix.com

Labels: ,

New York Hakkinda Yararli Bir Link

2:35 PM / Posted by Qte / comments (1)

New York’a gelmeden yada gelince mutlaka takip etmeniz gereken bir kaynak varsa (bu blogdan sonra tabiiki) o da New York Magazine olmali. Hem guncel gelismeleri, hem de yeni acilan yada cok tutulan mekanlari takip edebileceginiz oldukca sik guncellenen bir site (Aslinda bir dergi tabiiki ama artik her tur derginin cok daha guncel haline internet uzerinden ulasabileceginiz icin, basilmis halinden hic bahsetmiyorum bile. Hatta yakinda bu tarz dergilerin tamamen ortadan kalkacagina inaniyorum).
Bu sayfadanin gece hayati, alisveris, restoran gibi linklerini klikleyerek bu konularda detayli arastirma yapabilir, gideceginiz yerleri buradan belirleyebilirsiniz. Ornegin, benim en sevdigim- ve sik yararlandigim bolum restoran bolumu. Butcenize, gitmek istediginiz mahalleye, ve hatta denemek istediginiz mutfaga gore size arama sonuclari sunuyor. Listede cikan restoranlar hakkindaki yorumlari okuyabiliyor ve ona gore kararinizi verebiliyorsunuz. Restoranlarin resimlerini ve menulerini de inceleyebiliyorsunuz.... Ayrica New York’un en iyileri bolumune de goz atin, burada da ozellikle denemek istediginiz bir yemek varsa, onun en iyi oldugu mekani bulaniliyorsunuz. Ornegin, en iyi hamburgerci, sushici, yada cupcake’ci gibi...Bu siteyi simdiden iyice karistirmanizi ve New York’a geldiginizde bol bol yararlanmanizi tavsiye ediyorum. http://www.nymag.com/ New York’tan sevgilerle…



Labels: , , ,

Bir Hafta Sonu New York'ta...

3:56 PM / Posted by Qte / comments (9)

Cumartesi gunu, beklenen yagmura ragmen, gunluk guneslikti… Bunu firsat bilerek, dogru Soho’ya gittim. Istanbul’dan gelen bir misafirimizin Soho hakkindaki goruslerini degistirmek, ona Soho’nun aslinda ne kadar da keyifli bir yer oldugunu gostermek istedim… Durmaksizin Soho’nun sokaklarinda gecen ve gece 1’e dogru biten bir gunun ardindan bunu basardim sanirim…

Soho, New York adasinin guney batisinda kalan sirin ve bohem bir mahalle. Ilk onceleri sanatin merkezi sayildigi icin bir cok artist ve sanatci tarafindan istila ediliyormus. Ancak zamanla bu degismis. Simdilerde, en ilginc ozelligi cok pahalli sanat galerilerinden, siradan magazalara kadar her telden dukkana rastayabileceginiz farkli bir yer olmasi. Butikleri, sokak saticilari, restoran ve cafeleriyle cok keyifli zaman gecirebileceginiz ve her an bir unluye rastalayabiceleginiz bir yer Soho. Zaten genelde New York’taki artistler ve unluler burada fotograflanir...

Soho ismi, “South of Houston Street” anlamina geliyor. Yani aslinda Soho’nun harita uzerindeki yerini belirleyen basit bir kisaltma. Ama inanin Soho bir markaymis gibi bile dusunebilirsiniz. Keza, Soho’ya gitmek, sehrin herhangi baska bir mahallesine gitmekten cok daha farkli algilanir. Belirli bir kalite belirtir bile diyebilirim... Zaten Soho’da goreceginiz ozgun tipteki insanlari sehrin baska pek de bir yerinde goremezsiniz. Eminim bu blogda Soho’dan daha cok bahsedecegim ama simdilik bu hafta sonundan resimleri paylasmak istiyorum. Yolda gordugum

sokak saticilarinin ve ilginc tiplerin resimlerini cektim ve hosuma giden dukkanlara girip oralari da resimledim… ahh birde kuzu etli makarnamin da resmini paylasmak istiyorum cunku cook lezzetliydi!! Soho’ya giderseniz ilk yemek duraklarinizdan biri dunyaca unlu Cipriani olmali! New York’ta
henuz Cipriani’nin uzerine risotto veya makarna yapan bir yere gitmedim diyebilirim.. Ortam son derece seckin, iyi giyimli Avrupalilarla dolu—tabii bir cogu da Italyan. Ama her telden insan da kapidan girebilir, sakin yanlis anlamayin. Turkiye’deki “piyasa yapma” anlayisini gorebileceginiz ender New York restoranlarindan biridir Cipriani’nin Sohodaki subesi. Kapida mutlaka son model arabalar ve disariya acilan masalarda, mankenler, sanatcilar yada en az onlar kadar yakisikli ve guzel insanlar gorursunuz… Soho maceralarim arkasi gelecek, beni izlemeye devam edin. New York’tan sevgilerle…

Not. Bu postdaki son resim olan Cipriani restoraninin resmi www.nypost.com'dan alinmistir.

Labels: , , , , ,